8-9 Mart 2020’de kadınlar tüm dünyada grevde

Yayınlanma tarihi: 5 Mart 2020 – Yeni Özgür Politika (internet sitesi arşivine erişim bulunmamaktadır)

Kadınlar, bu 8 Martta dünya çapında bir greve hazırlanıyor ve tüm kadınları evde ve ev dışında iş bırakmaya davet ediyorlar. Kadınlar, bu 8 Mart’ta bir kez daha “kadınlar sadece çamaşırı bulaşığı değil kadınca olarak tanımlanan tüm işleri, sevgiyi, ilgiyi, bakımı, arabuluculuğu, etrafı idare etmeyi bıraktıklarında dünya durur“ diyorlar.

 

İlk grev İzlanda’da

Dünyada kadınlar tarafından öncülüğü yapılan ilk grev, 24 Ekim 1975’de İzlanda’da gerçekleşmiş ve bu greve hem ev içinde hem de ev dışında çalışan kadınlar katılmış. 2016 yılında aynı tarihte İzlanda’da kadınlar bu kez iş yerlerini gün bitiminden iki buçuk saat önce bırakarak kadın ve erkekler arasındaki ücret farkını protesto etmişlerdi.

Kadınlar, uluslararası bir kadın grevi fikrini ise ilk kez 8 Mart 2000’de gündemlerine aldılar. Bu 1972 yılında İtalya’da kurulan ve tüm dünyaya yayılan, Ev İçi Emeği İçin Ücret Kampanyası örgütünün çağrısıyla oldu. Ancak konu ile ilgili tartışmalar 2001 yılında sönümlendi.

 

Polen kadınların grevi

Genel grev yönünde önemli bir adım Polonyalı kadınlar tarafında atılmıştı. Polonyalı kadınların grevi 3 Ekim 2016’da ‘Siyah Pazartesi’ olarak anılan günde gerçekleşti. Grevin ana hedefi kadınların kazanımlarını elinden almaya çalışan Polonya hükümetiydi.

Tecavüz sonucu gerçekleşen hamilelikler dahil kürtajı yasadışılaştırmaya çalışan hükümete karşı yapılan protestoya binlerce kadın katıldı.

 

50 ülkede Uluslararası Kadın Grevi

Bundan iki hafta sonra 19 Ekim 2016’da ise Arjantin’de kadın katliamlarına karşı kurulan Ni Una Menos; yani Bir Kişi Daha Eksilmeyeceğiz Hareketi, bir saatlik bir kadın grevi gerçekleştirdi. Bu greve İsrail, Güne Kore, Rusya, İrlanda, Brezilya ve Meksika’dan kadınlar da katıldı ve hep beraber Uluslararası Kadın Grevi grubunu oluşturdular.

İlk Uluslararası Kadın Grevi ise 8 Mart 2017’de 50 ülkede gerçekleşti.

 

’Tarih yapmaya geliyoruz’

Bunu izleyen Ekim ayında Costa Rica’da yapılan 3. Uluslararası Sendikalı Kadınlar konferansına katılan Brezilyalı ve Arjantinli sendika temsilcileri, tüm sendikalara kadın grevlerinde yer alma çağrısı yaptı.

Kadın Grevi 2018 ve 2019 yıllarında genişleyerek devam etti. 2020 yılında gerçekleşecek küresel kadın grevine ise dünya çapında ciddi bir katılım olması bekleniyor.

Küresel Kadın Grevine çağrı yapan çeşitli kadın grupları 21. yüzyıla damgasını vuracak birçok manifesto yazdılar.

Örneğin Avrupalı Göçmen Kadınlar, 2019 yılında yayınladıkları ve “Barbarlığa Karşı Feminizm Safında Mücadele Et” adını verdikleri manifestolarına, “Tarih yapmaya geliyoruz” diye başlıyorlar ve devam ediyorlar:

 

‘Feminist tsunami olarak geliyoruz’

“Biz kadınlar hayatın kaynağıyız. Sadece doğurmuyoruz. Aynı zamanda her gün insanlara bakıyor, onlarla ilgileniyoruz. Bugün sadece iş değil bakım grevi de yapıyoruz; çünkü bakım emeğimiz görülmüyor ve bakım işleri aşağılanıyor. Zaman, bakımı ve ilgiyi toplumun merkezine koyma zamanıdır.”

Göçmen Kadınlar, devamında, kadına karşı şiddetten, ırkçılıktan, sömürgecilikten ve emek sömürüsünden bahsettikleri manifestolarını şöyle bitiriyorlar: “Erkek egemen ve şovenist dalgaya kapılmış olanlar bilsin ki biz bu dalgaya karşı feminist bir tsunami olarak geliyoruz.”

Bilboa’da toplanan Avrupalı Feministler ise 2020 manifestolarında “Yeter” sloganını kullanarak, “Biz feministler, direnenler ve isyancılar olarak özgür olmak ve yaşamak istiyoruz dediler.

Amerika’daki kadın grevinin örgütlenmesinde rol alan siyaset felsefecisi Cinzia Arruzza, Tithi Bhattacharya ve Nancy Fraser’da tüm kadınlar için bir manifesto kaleme aldılar.

 

Yüzde 99 İçin Feminizm

Uluslararası kadın grevinin tüm anlamlarını ve taleplerini bir araya getirerek kitaplaştırdıkları ve 20 dile çevrilen bu manifestoya “Yüzde 99 İçin Feminizm’ ismini verdiler.

Kitapta şöyle diyorlar:

Feminizm artık sadece ayrıcalıklı kadınların değil toplumun en altında yer alan tüm kadınların kurtuluş ideolojisidir. Feminizm artık insanların ev hakkından, yoksulluktan, sağlık gereksinimlerinden, iklim değişikliğinden bahsediyor; çünkü bunların hepsi erkek egemen toplumun sorunları. Feminizm kadınları yıllardır oyalayan devletlere, uluslararası örgütlere güvenmiyor. Feminizm artık militan ve kapitalizm karşıtıdır.

 

2020 grevine giderken

2020 kadın grevine gazetecilerden, seks işçilerine, ev emekçilerinden fabrika çalışanlarına, tarla emekçilerinden, plaza çalışanlarına kadar tüm kadınlar çağrılı. Kadın Grevi kadınların kadınlık görevi gibi görülen işlerini, temizliği, çamaşırı, çocuk ve yaşlı bakımını gündeme getirdiği kadar, kadınlara karşı kadın katliamı boyutunu kazanmış şiddeti de hedef alıyor.

Kadın grevi ayrıca kadınların farklı kimliklerinden dolayı karşılaştıkları ırkçılığı ve sömürgeciliği de sorunsallaştırıyor. Kapitalizmin gerçekleştirdiği doğa katliamına karşı ekolojik bir örgütlenmenin gerekliliğine vurgu yapıyor.

En önemlisi de kadın grevi, kadınlar rızalarını toplumdan çektiğinde toplumun yerle bir olacağını hatırlatıyor.

 

‘Kadınlar durursa hayat durur’

2020 Küresel Kadın Grevi’nin sloganı, “Kadınlar durursa dünya durur.” 2020 Küresel Kadın Grevi, tarih boyunca direnmiş kadınlardan ve kadın tarihinden ilham alıyor. Sudan’dan İran’a, Şili’den Kürdistan’a, Arjantin’den Mısır’a, Endonezya’dan Türkiye’ye, Lübnan’dan Meksika’ya son yıllarda halk direnişlerinin öncüsü olmuş tüm kadınların izinden gidiyor.

Bütün kadınların 8 Mart’ı kutlu olsun!

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir