Toplumsal Barış Yasa Tasarısı

Yayınlanma tarihi: 14 Şubat 2014 – Yeni Özgür Politika (internet sitesi arşivine erişim bulunmamaktadır)

BDP’nin meclise götürdüğü Toplumsal Barış Yasa Tasarısı, Türkiye ve bölge açısından büyük önem taşıyor. Müzakere sürecini başlatmanın ve sürecin yasal garanti altına alınmasının ne kadar önemli olduğu son yaşanan rejim kriziyle birlikte daha da iyi anlaşıldı. Ancak kriz olsun olmasın 1 seneyi aşkındır süren ateşkes ve görüşmelerin yasal bir çerçeveye kavuşması gerekiyor. Birçok kereler yazdığımız gibi dünyada 1990’lardan beri ortaya çıkan 108 barış sürecinin tamamı üç aşamada gerçekleşiyor. Bunlardan birincisi gizli süren ve kimlerin masaya oturacağının mutabakata bağlandığı, çeşitli uluslararası kuruluşların ya da taraflarca kabul gören kurum ve kişilerin aracı olabildiği aşama. Bu aşama Kürt sorunu bağlamında defalarca yaşandı. Ancak bir türlü ikinci aşamaya geçilemedi.

İkinci aşama muhakkak yasal bir çerçeve içerisinde gerçekleşiyor. Bu yasal çerçeve genellikle uluslararası hukuk kullanılarak yapılıyor. Uluslararası hukuk çerçevesinde “insani yardım” bağlamında, tarafların savaş mağdurlarını gözetmelerini sağlayacak ve yeniden mağdur edilmelerini önleyecek çeşitli anlaşmalar imzalaması ve düzenlemeler yapması sağlanıyor. Böylelikle taraflar birbirlerini resmi olarak tanımış oluyor. Bir ikinci ihtimal taraflardan birinin “yerli halkı temsili” statüsü veriliyor. Böylelikle devleti olmayan, devlet-dışı güçlere bir statü verilmiş oluyor ve yine bu statü sayesinde bir masa kurulması mümkün oluyor. Üçüncü durumda ise yine devletsiz bir ulusun ileride devlet kurma hakkı tanınarak uluslararası hukukta bir yer açılıyor.

Elbette bunların dışında da bir dolu yöntem var. Yeni bir anayasa yapımı ve başka tür yasal düzenlemelerle devlet önce masaya oturmuyormuş gibi yapıp, bu çıkardığı yeni yasalarla hukukun dışına atmış olduklarını içerme yoluna gidebiliyor.

Üçüncü aşama varılan anlaşmaların uygulanması aşaması. Türkiye devleti halihazırda birinci aşama ile ikinci aşama arasındaki arafta sürdürüyor süreci. Bunun böyle gitmeyeceği açık. BDP’nin yasa tasarısı işte Türkiye devletinin bu araftan çıkması için bir fırsat. Ancak yine hatırlatmak gerekir ki örneğin bu arafı uzatmaya kalkışan bir başka devlet, Kolombiya’nın, araftan çıkması için ciddi bir toplumsal baskı ve mutabakat oluşmuştu. Türkiye’de bu mutabakat var ancak baskı için aynı şeyi söylemek mümkün değil. Ne yazık ki Türkiye’de gündemin sürekli sıcak olması, oluşabilecek baskının önünde engel teşkil ediyor. Toplumsal muhalefet, enerjisinin tamamını sıcak gündeme müdahil olmaya harcıyor. Özellikle şimdi seçim zamanı olduğu için ve elbette burada saymaya gerek olmayan onlarca malum nedenden, muhalif enerji AKP’ye yönelmiş durumda.

Oysa yapacak ne kadar çok şey, sürecin yeni aşamasına geçebilmesi için söyleyecek ne kadar çok söz olduğu Barış İçin Kadın Girişimi’nin yayınladığı raporla ortaya çıktı. Barış İçin Kadın Girişimi bir senedir hem Kürdistan’ı hem “batı”yı gezdi, mecliste grubu olan partilerin kadınları ve KJB ile görüşmeler yaptı. Bu görüşmeler ışığında Hakikat Komisyonu kurdu. Raporun asıl amacı sürece kadınların katılmasının, kadınların savaşın tarafı olarak sayılarak ve partiler üstü bir yapıda, tüm görüşmelerde bulunmasının gerekliliğini vurgulamak. İkinci olarak ise süreçte yapılması gerekenleri ortaya koyuyor. Rapora göre barış konusunda toplumsal bir mutabakat var. Ancak barışın içeriğinin çok daha şeffaf ve katılımcı bir tartışmaya açılmasını talep edenler de çok. Ayrıca rapor, dünyada barış süreçlerinin üç ayağı olan anayasal değişim, hakikatlerin ortaya çıkması ve insan odaklı güvenlik reformlarının Türkiye’de kadınları merkeze alacak şekilde nasıl düzenlenmesi gerektiğini de anlatıyor.

Rapora herkes www.barisicinkadinlar.com adresinden ulaşabilir. Ondan fazla detaya girmeye gerek yok. Ancak önemli olan bu raporu bir çağrı olarak okumak. Türkiye’deki tüm sivil yapılar, sendikalar ve odalar süreçte çok daha aktif rol almalılar. Kendi çalışanlarının ifadelerine başvurarak mesleki hakikat komisyonları, güvenlik reformu tasarıları hazırlamalı ve bunları toplumsallaştırmalı işbirliğine gitmeli, BDP’nin yasa tasarısının arkasında ciddi bir destek örmeliler.

Comments

No comments yet. Why don’t you start the discussion?

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir